asphodel
01-15-2003, 6:19 AM
İşte Başlıyor....
Tek bir kelime duydum. YALA! ve o kelime ağzından çıkar çıkmaz ayağının altına yapışmış olan sabah kahvaltımı yalamaya başladım. Özlem ayağının altını ağzımın üzerinde gezdirerek yalanmamış bir yer kalmaması için büyük bir dikkat gösteriyodu. Aylin ise o sırada hem kahvesini yudumluyor hemde böyle bir kahvaltıyı hakettiğim için çok şanslı olduğumu söylüyordu. Ben ise Özlemin ayağının altına odaklanmış bir gıdım yemek kalmamasına özen gösteriyordum.(Özlem 1.78 boyunda zayıf kumral 38 numara ayağa sahip 26 yaşında- Aylin 38 numara ayağa sahip 1.76 boyunda 25 yaşında esmer normal kiloda ) Kahvaltımda yumurta vardı (Özlemin ayakları hafif terli idi) 5dk içinde Özlemin sağ ayağını tamamen yalamış ne altında ne de parmak aralarında bir damla artık bırakmamıştım. Tam efendimin ayak parmaklarını saygıyla öpüp kahvaltım için teşekkür etmiştim ki bir ses duydum.
- Kahvaltıdan sonra meyve yemek iyidir.
Ses Aylin'in sesiydi içeri gidip dün gece dışarıya giydiği önü açık siyah 8cm lik topuklara sahip sandaletini giyip mutfağa doğru yola koyulmuştu. Ben tam ona ona odaklanmıştım ki kahvaltı ederken oturduğu sandalyenin önünde durdu. Sol ayağını altını kaldırarak:
- Hımm.. Bayağı bi kirlenmiş. Tabi bütün gün danset, yağmurda yağıyordu hafif de çamur var napalım senin görevin bu. Ama merak etme bunu sana biraz eğlenceli yaptırcam.
Ne dediğini anlamam 3 saniye sürdü. Lafını bitirir bitirmez gözüm yerdeki meyva tabağına ilişti. 3 dilim elma ve yarım muz parçası vardı. Aylin ayakkabısını muzun üzerine getirdi ve parmak uçlarına basınç yaparak muzu ayakkabısının altına yapıştırdı. Öyle bi güç uygulamıştı ki muz sadece beyaz bir çizgi olarak gözüküyordu ayakkabısının altında. Sonra Özlemden bıçağını bana vermesini söyledi. Bıçağı elime aldım ve Aylinden gelen emirle ayakkabısının altındaki muzu tabağa geri kazıdım. Alttan bembeyaz gözüken muz üstten simsiyah gözüküyordu. Biraz muz da ayakkabısının altında kalmıştı. Ardından Emir geldi:
- Tabağındaki mükafatını hemen bitir!.
Büyük bir iştahla bir yandan muzu yiyordum bir yandanda Aylin'in bana söylediği aşşağılayıcı lafları duyarak tahrik oluyordum. Tabağımda muz bulamacını bitirip tam elmalara uzanıyordumki Aylin ayağını birden yerde duran tabağa tam gözümün önüne koydu.
- Dur bakalım!! Onları ordan yemeyeceksin! Onları burdan yiyeceksin! diyip incecik topuğunu tam ortadan elmaya geçirdi. ve bana yüzüm yukarı gelicek şekilde sandalyenin önüne yatmamı emretti. Denileni yaptım Aylin bir ayağını göğsüme koydu diğer ayağının topuğunu da ağzımın üstüne getirdi bir yandan bana ayakkabısının incecik topuğuna yapışmış elmayı yedirirken bir yandan da özleme bana bu kadar yüz vermelerinin yanlış olduğunu bu yüzden benim onların ayakkabılarının altında ezdikleri böceklerden farkım olmadığı gerçeğini unuttuğumu söylüyordu.
3 elma dilimini de bana yedirdikten sonra dilimi sonuna kadar dışarı çıkarmamı söyledi. Ben dilimi çenemin üstünüe bir paspas gibi dümdüz yerleştirdim ve yukarı baktım. o anda aylinin sandaletinin dilimin üstünde olduğunu gördüm. Aylin sandaletinin altını dilime o kadar sert sürüyoduki sanki dilime zımpara kağdı değiyor gibiydi. 5 dakikalık bir paspas hizmetinden sonra ağzımın için muz ve çamur taneleriyle dolmuştu. Dilimde sızlıyordu. Ayakkabısının altını dilime sildikten sonra Aylin suratıma sert bir tekme attı ve mutfağı terketti.
işe gitme vakti gelmişti tabii ki efendilerimin nerde olduğunu biliyordum!! Hemen ayakkabılığa gittim Özlem'in ve Aylin'in bana bir gün evvel yarın bunları giyeceğim dediği ayakkabıları göğsümün üstüne koydum. Arabayı Özlem kullandığı için her zaman aylinden 3 dk evvel çıkardı Özlem. Bu yüzden Aylin'in ayakkabılarını yüzümün yanına Özleminkileride Göğsüme koydum. Her zamanki gibi ilk gelen Özlemdi. Göğsüme çıktı bende ayakkabılardan birinin topuğunu ağzıma yerleştirdim bu sayede Özlem ayakkabısını daha rahat giyebilecekti sadece ayağını içeri itmesi yeterliydi. Ardından diğer ayakkabısına da aynı işlemi uyguladım. Özlem ayakkabısını giydikten sonra karnımın üstüne doğru yürüdü hemen sol tarafındaki aynaya dönerek kendine bir baktı ve yine çok güzel olduğunu benim gibi bir halının onun gibi bir sahibi olduğu için çok şanslı olduğumu söyledi ardından ilk önce göğsüme ordan yüzüme bastı ve yere indi. Topuğu tam çeneme gelmiş ve çenemde derin yuvarlak bir iz bırakmıştı. Aylin, Özlem suratımdan iner inmez üstüme çıktı hemen suratımın yanında duran ince burunlu kare topuklu sarı renkli deri çizmelerinden birinin topuğunu ağzıma aldım ve Aylinin ayağının ayakkabısından içeri girmesini seyrettim iki çizmeyi de giydikten sonra fermuarı ağzımla kapatmam için Aylin üstümden indi. Sonra Özlemin yaptığı gibi tekrar üstüme çıktı kendine baktı , Ayakkabılarına baktı tertemiz olduğunu gördü ve...
- Hım güzel! Çok Güzel Aferim sana köpek bir köpeğin sahibine davranması gerektiği gibi davranmaya başlıyorsun!! Ama bundan sonra bi değişiklik yapacağım iş dönüşü ayakkabılarımın altını hemen yalayacaksın benim ayağımdayken. Tabi zor iş bazı pislikler çıkmıyo biliyosun onlarıda artık ayakkabının altını diline sürterek halledeceğiz dedi ve kahkahalarla gülerek üstümde yürümeye başladı. Bir adım attı adım da çizmenin önü tam ağzımın üstüne topuğuda boğazımın bittiği yere denk geldi ve diğer adımı yere indi ve bana döndü!
- Beni iyi dinle Köpek! dedi
Dinlediğimi belirtmek için iki elimi köpekler gibi bileklerimden kıvırıp dilimi dışarı çıkardım.
- Yerler silinecek kirli olan ayakkabılar dilinle temizlenecek. Sana 2 gün evvelden kalan ceza!! Tuvaleti dilinle temizleyeceksin!! Geri kalan her gün yaptığın işlerini söylememe gerek yok umarım!! dedi ayağının altını tam alnıma vurarak beni yere itti ve gülerek evden ayrıldı!!. Saat henüz 9.30 ve 16.30 a kadar zamanım var acele etsem iyi olacak.
Tek bir kelime duydum. YALA! ve o kelime ağzından çıkar çıkmaz ayağının altına yapışmış olan sabah kahvaltımı yalamaya başladım. Özlem ayağının altını ağzımın üzerinde gezdirerek yalanmamış bir yer kalmaması için büyük bir dikkat gösteriyodu. Aylin ise o sırada hem kahvesini yudumluyor hemde böyle bir kahvaltıyı hakettiğim için çok şanslı olduğumu söylüyordu. Ben ise Özlemin ayağının altına odaklanmış bir gıdım yemek kalmamasına özen gösteriyordum.(Özlem 1.78 boyunda zayıf kumral 38 numara ayağa sahip 26 yaşında- Aylin 38 numara ayağa sahip 1.76 boyunda 25 yaşında esmer normal kiloda ) Kahvaltımda yumurta vardı (Özlemin ayakları hafif terli idi) 5dk içinde Özlemin sağ ayağını tamamen yalamış ne altında ne de parmak aralarında bir damla artık bırakmamıştım. Tam efendimin ayak parmaklarını saygıyla öpüp kahvaltım için teşekkür etmiştim ki bir ses duydum.
- Kahvaltıdan sonra meyve yemek iyidir.
Ses Aylin'in sesiydi içeri gidip dün gece dışarıya giydiği önü açık siyah 8cm lik topuklara sahip sandaletini giyip mutfağa doğru yola koyulmuştu. Ben tam ona ona odaklanmıştım ki kahvaltı ederken oturduğu sandalyenin önünde durdu. Sol ayağını altını kaldırarak:
- Hımm.. Bayağı bi kirlenmiş. Tabi bütün gün danset, yağmurda yağıyordu hafif de çamur var napalım senin görevin bu. Ama merak etme bunu sana biraz eğlenceli yaptırcam.
Ne dediğini anlamam 3 saniye sürdü. Lafını bitirir bitirmez gözüm yerdeki meyva tabağına ilişti. 3 dilim elma ve yarım muz parçası vardı. Aylin ayakkabısını muzun üzerine getirdi ve parmak uçlarına basınç yaparak muzu ayakkabısının altına yapıştırdı. Öyle bi güç uygulamıştı ki muz sadece beyaz bir çizgi olarak gözüküyordu ayakkabısının altında. Sonra Özlemden bıçağını bana vermesini söyledi. Bıçağı elime aldım ve Aylinden gelen emirle ayakkabısının altındaki muzu tabağa geri kazıdım. Alttan bembeyaz gözüken muz üstten simsiyah gözüküyordu. Biraz muz da ayakkabısının altında kalmıştı. Ardından Emir geldi:
- Tabağındaki mükafatını hemen bitir!.
Büyük bir iştahla bir yandan muzu yiyordum bir yandanda Aylin'in bana söylediği aşşağılayıcı lafları duyarak tahrik oluyordum. Tabağımda muz bulamacını bitirip tam elmalara uzanıyordumki Aylin ayağını birden yerde duran tabağa tam gözümün önüne koydu.
- Dur bakalım!! Onları ordan yemeyeceksin! Onları burdan yiyeceksin! diyip incecik topuğunu tam ortadan elmaya geçirdi. ve bana yüzüm yukarı gelicek şekilde sandalyenin önüne yatmamı emretti. Denileni yaptım Aylin bir ayağını göğsüme koydu diğer ayağının topuğunu da ağzımın üstüne getirdi bir yandan bana ayakkabısının incecik topuğuna yapışmış elmayı yedirirken bir yandan da özleme bana bu kadar yüz vermelerinin yanlış olduğunu bu yüzden benim onların ayakkabılarının altında ezdikleri böceklerden farkım olmadığı gerçeğini unuttuğumu söylüyordu.
3 elma dilimini de bana yedirdikten sonra dilimi sonuna kadar dışarı çıkarmamı söyledi. Ben dilimi çenemin üstünüe bir paspas gibi dümdüz yerleştirdim ve yukarı baktım. o anda aylinin sandaletinin dilimin üstünde olduğunu gördüm. Aylin sandaletinin altını dilime o kadar sert sürüyoduki sanki dilime zımpara kağdı değiyor gibiydi. 5 dakikalık bir paspas hizmetinden sonra ağzımın için muz ve çamur taneleriyle dolmuştu. Dilimde sızlıyordu. Ayakkabısının altını dilime sildikten sonra Aylin suratıma sert bir tekme attı ve mutfağı terketti.
işe gitme vakti gelmişti tabii ki efendilerimin nerde olduğunu biliyordum!! Hemen ayakkabılığa gittim Özlem'in ve Aylin'in bana bir gün evvel yarın bunları giyeceğim dediği ayakkabıları göğsümün üstüne koydum. Arabayı Özlem kullandığı için her zaman aylinden 3 dk evvel çıkardı Özlem. Bu yüzden Aylin'in ayakkabılarını yüzümün yanına Özleminkileride Göğsüme koydum. Her zamanki gibi ilk gelen Özlemdi. Göğsüme çıktı bende ayakkabılardan birinin topuğunu ağzıma yerleştirdim bu sayede Özlem ayakkabısını daha rahat giyebilecekti sadece ayağını içeri itmesi yeterliydi. Ardından diğer ayakkabısına da aynı işlemi uyguladım. Özlem ayakkabısını giydikten sonra karnımın üstüne doğru yürüdü hemen sol tarafındaki aynaya dönerek kendine bir baktı ve yine çok güzel olduğunu benim gibi bir halının onun gibi bir sahibi olduğu için çok şanslı olduğumu söyledi ardından ilk önce göğsüme ordan yüzüme bastı ve yere indi. Topuğu tam çeneme gelmiş ve çenemde derin yuvarlak bir iz bırakmıştı. Aylin, Özlem suratımdan iner inmez üstüme çıktı hemen suratımın yanında duran ince burunlu kare topuklu sarı renkli deri çizmelerinden birinin topuğunu ağzıma aldım ve Aylinin ayağının ayakkabısından içeri girmesini seyrettim iki çizmeyi de giydikten sonra fermuarı ağzımla kapatmam için Aylin üstümden indi. Sonra Özlemin yaptığı gibi tekrar üstüme çıktı kendine baktı , Ayakkabılarına baktı tertemiz olduğunu gördü ve...
- Hım güzel! Çok Güzel Aferim sana köpek bir köpeğin sahibine davranması gerektiği gibi davranmaya başlıyorsun!! Ama bundan sonra bi değişiklik yapacağım iş dönüşü ayakkabılarımın altını hemen yalayacaksın benim ayağımdayken. Tabi zor iş bazı pislikler çıkmıyo biliyosun onlarıda artık ayakkabının altını diline sürterek halledeceğiz dedi ve kahkahalarla gülerek üstümde yürümeye başladı. Bir adım attı adım da çizmenin önü tam ağzımın üstüne topuğuda boğazımın bittiği yere denk geldi ve diğer adımı yere indi ve bana döndü!
- Beni iyi dinle Köpek! dedi
Dinlediğimi belirtmek için iki elimi köpekler gibi bileklerimden kıvırıp dilimi dışarı çıkardım.
- Yerler silinecek kirli olan ayakkabılar dilinle temizlenecek. Sana 2 gün evvelden kalan ceza!! Tuvaleti dilinle temizleyeceksin!! Geri kalan her gün yaptığın işlerini söylememe gerek yok umarım!! dedi ayağının altını tam alnıma vurarak beni yere itti ve gülerek evden ayrıldı!!. Saat henüz 9.30 ve 16.30 a kadar zamanım var acele etsem iyi olacak.